Ekin Türkmen Kimdir? Nerelidir? Yaşı Kaç? Hangi Dizilerde Oynadı?

Ekin Türkmen, 22 Ağustos 1984 tarihinde İzmir’de doğmuştur. Türk dizi, sinema ve tiyatro oyuncusudur.

Adı: Ekin Türkmen
Doğum Tarihi: 22 Ağustos 1984
Doğum Yeri: İzmir
Boyu: 1.71 m.
Kilosu: 57
Burcu: Aslan
Göz Rengi: Kahverengi
Saç Rengi: Koyu Kahverengi
Kardeşi: Esin Türkmen
Instagram: https://www.instagram.com/ekinturkmen
Evcil Hayvanları: Köpeği Bit

Ailesi: Annesi, babası ve kardeşi oyunculuğu konusunda her zaman ona destek oluyorlar. “Ben de onlara layık olmaya çalışıyorum. Eleştirilerine önem veriyorum. Fikirlerini soruyorum.” Babaanneleri Sultan Türkmen ve dedeleri Ahmet Türkmen’in vefatlarının ardından kardeşi Esin Türkmen ile onların anısına ‘Sultanahmet Kız ve Erkek Öğrenci Yurdu’nu açtılar.

Çocukluk yılları: “Hayatımın her döneminde popüler biri oldum, okulda, mahallede… Bunu iyi anlamda söylemiyorum. Mutlaka dikkat çeken bir karakterdim, yaramazdım, sivriydim… Bu durum bile beni şımarık bir çocuğa çevirmişti. Şimdi 30’lu yaşlarında birden bire ünlü olan kadın ve erkekleri görüyorum, çok üzülüyorum. Gençken şımarıklık ve o hal yakışıyor ama büyüyünce olmuyor.”

Eğitim hayatı: Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü ‘nü bitirdi.

Hayatının dönüm noktası: Liseyi yeni bitirdiği yıl Best Model yarışmasına katıldı. Bu yarışmada derece alamadı ama Osman Sınav ile tanıştı. İzmir’den İstanbul’a gelip “Ekmek Teknesi” dizisinde oynamaya başladı.

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon macerasına 2002 yılında “Ekmek Teknesi” adlı yapımla başladı.

Hangi proje ile parladı? 2008 yılında yayınlanmaya başlayan ve başrollerinde Özge Borak, Hande Soral, Fulya Zenginer, Elit İşcan, Selin Ilgar ve Kıvanç Kasabalı’nın oynadığı ‘Küçük Kadınlar’ dizisinde ki ‘Elif Gezici’ rolü ile dikkatleri üzerine topladı.

Kişilik özellikleri: Hayatta en çok dostluğa, samimiyete ve dürüstlüğe önem veriyor. Mücadeleci, sadelikten yana, özgür ruhlu. “Durmadan her yeri ve her şeyi keşfetmek istiyorum. Bir barda müzik grubu da olsa, Mardin’de bir mekan da fark etmez. Kafama eserse hop, Tayland’dan da
çıkabilirim. Yeni arkadaşlar buluyorum kendime, seviyorum bunu.”

Kişisel gelişim: 2009 yılında lisan öğrenmek için Amerika’ya gitmek maksadıyla “Küçük Kadınlar” dizisinden ayrıldı. Los Angeles’a giderek bir yıl İngilizce eğitimi aldı.

Sosyal: Diyet yapmıyor ama kola içmez, Fast food ve tatlı da yemez. Yönetmen ve oyuncu olmak isteyenlere rehberlik etmek amacıyla applebox.com.tr adlı bir internet sitesi kurdu. “Oyunculuk yapmadığım zaman ne yapacağımı bilemediğimden her şeyi yapıyorum. Senaryo yazıyorum ve kardeşimle kurduğumuz öğrenci yurduyla ilgileniyorum.”

Düşünce yapısı: Oyunculuğu maddi kaygı yaşamadan yapmak için iş kurdu. “Hiçbir zaman bir ayakkabıya 3-5 bin TL vermem. Arabam yok, toplu taşıma kullanıyorum. Hayatımın kilit kelimesi sadelik. Standartlarımı belli bir oranda tutunca, maddi kaygılar yaşamadım.”

Mutluluk kaynağı: Dans etmek, müzik dinlemek., evde vakit geçirip arkadaşlarıyla oyunlar oynamak.

İlk sinema filmi: Tayfun Güneyer/ Keloğlan Karaprens’e Karşı (2006)

Hayran olduğu kişi: Yönetmen Fatih Akın

Aşk tanımı: “Ben çok arabesk değilimdir. Yaşarım acımı, üzülürüm üzülürüm, sonra tüketirim. ‘Uzatayım bu acıyı, bu acıdan besleneyim’ durumu yoktur. Bittiyse bitmiştir. Bir de kadere inanırım. Beraberliklerimde sonuna kadar mücadele veririm, bu yüzden bittiğinde kendimi sorgulamam. Bir ayıbım, yanlışım yoktur. Ama olmuyorsa da olmuyordur.”

Hayata bakışı:  “17 yaşımdaydım, İstanbul’a geldim. Ekmek Teknesi’nde rol alıyordum. Tüm Türkiye’nin izlediği bir diziydi. İmzalı fotoğraf dağıttığımı hatırlıyorum. Şimdi çok utanç verici bir şey benim için, nasıl bir egoymuş? Çok ilginç dönemlerdi. Tanınmayı, sokakta ilgi görmeyi seviyordum… Sonra sonra bunun benim için keyifli bir şey olmadığını anladım. Bunlar ruhumu beslemiyordu, tatmin etmiyordu beni. Şimdi sorsanız, “Filmler çekeceksin, harika işlere imza atacaksın ama kimse seni tanımayacak, ister misin?”diye… Kesinlikle tercih ederim. Artık mahcup oluyorum bu durumdan.”

İş hayatına bakışı: “Şöhretin ne kadar gereksiz bir şey olduğunu, ünlü olmanın bu işin getirisi bir şey olduğunu anlamam için çok fırsat oldu. Ünlü olma hali geç yaşandığında karaktere zarar verebiliyor. Bir hastalık bence ünlü olmak, sürekli görülmek, beğenilmek ve odak noktası olmak istiyor bu hastalığa yakalananlar. Maddi olarak standartlar değişiyor, onun sarsılmaması için zaaflar ortaya çıkmaya başlıyor. Arkadaşlık ilişkilerinde ahlaki değerler esnemeye başlıyor. Çünkü işine yarayacak insanları yanında istiyor insan.”

Kariyer planı: Komedi filminde rol almak istiyor.

Gelecek Hayali: Fatih Akın’ın bir filminde rol almak… “Açıkçası güzel ve klasik olacak bir filmin parçası olmayı çok isterim. Yazdığım senaryolardan birinin hayata geçtiğini görmek de şahane olur!”

Kaygıları: “Sektörün ayrık otu gibi. Bazen bu sektör için yaratılmadığımı düşünüyor. Sektörden biriyle ne arkadaşlık ilişkisi, ne sevgililik ilişkisi kurabiliyor, ne de ortak oyuncu sohbeti yapabiliyor. “Tiyatro mezunuyum, tiyatro ortamına hiç giremiyorum. Zor oluyor. Belki de yapılması gereken, biraz daha politik olmak. Bu işin gereği budur belki! Hepimizin sektör içinde sorunlu diye duyduğu, çirkin söylemleri olan yönetmenler, haksızlık yapmış yapımcılar var. Bunları kendi aramızda konuşuyoruz ama bunu konuştuğum insanların iki ay sonra gidip o isimlerle çalıştığını görüyorum. Burada bir problem var. İştir, ticaret diye bakamıyorum ben. Ahlaki değerlerin esnemesine profesyonellik diyorsak, bu benim için problem oluşturuyor. Bunu yapan insanları görünce, hayatımdan çıkarıyorum, böyle hayatımdan çıkmış bir sürü insan var! Ama diğer taraftan iş böyle yürümüyor.”

Pişmanlıkları var mı? “Magazinsel bir hayatım olmadı, genelde gizli olmayı seçtim ama bir dönem ilişkimi göz önünde yaşadım ve bu konuda sohbet ettim. Keşke yapmasaydım, doğru değil.”

Film setinde unutamadığı an: “Uzaklarda Arama filminin setinde çok keyifle çalıştık, her an eğlenceliydi. Bir gün çekim sırasında yağmur bastırdı ve çekmek zorundaydık. Bizim için talihsiz bir andı, fakat yapacak bir şey yoktu ve yağmurda çocuklar gibi dans etmeye başladık.”

Unutamadığı Proje: “Ekmek Teknesi”nde çalıştığı için kendini çok şanslı hissediyor.

Kime hayranlık duyuyor? Türkan Şoray…

Neye para harcar? Lüks harcamalar yapan ya da marka takıntılı biri değil, mütevazı yaşıyor. Fırsat buldukça seyahat ediyor değişik yerler görüyor.

SİNEMA FİLMLERİ

2006-Keloğlan Karaprens’e Karşı/ Külkedisi
2008 -Son Ders: Aşk ve Üniversite /Deren
2011- Bir Kadın Tanıdım
2011-Anadolu Kartalları/Özlem
2015- Uzaklarda Arama
2017- Benzersiz / Asu
2017 New York Masalı /Selin
2019 -Organize İşler 2: Sazan Sarmalı/Ecem
Tepki / Kısa Film

TELEVİZYON DİZİLERİ

1996- Sır Kapısı/ Öğretmen Aslı
2002-Ekmek Teknesi / Songül
2005-Acı Hayat / Özlem
2005-Nefes Nefese/Binnur
2007-Kısmetim Otel /Serra
2007- Menekşe ile Halil /Zeynep
2008- Küçük Kadınlar /Elif
2010- Adanalı /Pamuk
2011 -Karakol /Songül
2011 -Bir Kadın Tanıdım/ Bahar
2013- Aşk Emek İster/ Deniz
2013- Şubat
2014- Hatasız Kul Olmaz/Oya
2015- Racon: Ailem İçin/Zerrin Saydın
2016 – Yeter / Miray
2017- Son Destan / Selvi
2020- Ramo/Meryem

TİYATRO OYUNLARI

İnkar: Arnold Wesker; Hasan Şahintürk
Dalga: Rinhold Triit; Şakir Gürzumar

Yorum Yazın